10 Ocak 2013 Perşembe

Kar Tatilinin Ardından

İstanbul'da uzuuuun süren bir kar tatilinin ardından karın bıraktıkları hakkında bir-iki cümle yazalım..

Pazar gününden çarşamba akşamına bağlayan uzun bir tatil oldu. Bütün çocuklar bol bol televizyon izledi,  buzdolabındaki bütün yemekler tüketildi, stoklara bile geçildi bazı evlerde :)

Hal böyle olunca annelerdeki sabırlarda da kısmı tükenmeler, kopmalar yaşandı. Twitterdan ve çevremden takip ettiğim kadarıyla birçok anne şu kar dinse de çocuklar düzenlerine geri dönse dediler sık sık..
Çocukları evde oyalamak cidden zor bir iştir. Hele de tüm gün okulda oyalanmaya alışmış çocuklar için her an bir etkinlik yaratmak yaratıcılık sınırlarınızo epey zorlamış olabilir.




Bütün bunların yanı sıra umarım beraber kurabiye yapmış, süt ısıtmış, elleriniz donana, atkınızdan saçınızın arkasına karlar girinceye kadar bol bol kar topu oynamışsınızdır.
Aslında karla oynamak özellikle 0-3 yaş aralığındaki çocuklar için gelişimi destekleyen bir fırsattır.
Doğal ortamda çok nadiren karşılaştıkları bu doğa olayı, algılarını besler. Bir kar tanesinin eline düşmesi, eline düşenin şeklini görmesi, sonra elinin sıcaklığında karın eriyip suya dönüşmesi.. Çocuk için hepsi birer keşiftir.

Ayrıca kar soğuğu çocukların sağlığı için de iyidir. Açık havada yürümek vücutlarının soğukla tanışmasını sağlar, zindelik katar.

Eğer bu kar tatilinde bunları yapmadıysanız diğer kar tatilinde mutlaka yapılması gerekenler listesini şöyle özetleyebiliriz:
  • Evde "anne&çocuk kurabiyesi" yapmak
  • Beraberce bir oyun oynamak. Muhtelif kutu oyunlarının arasından seçim yapabilirsiniz
  • Sahlep yapmak
  • Kestane pişirmek
  • Kar topu oynamak
  • Kardan adam yapmak
  • Kardan adam için evden malzeme hazırlamak: zeytin, havuç ve yaratıcılığınızı kullanacağınız diğer malzemeler
  • Karda ıslanan eldivenleri evdeki kaloriferler peteklerine sıkıştırmak
Sizlerin başka tavsiyesi var mı?
Haydi bekliyorum!

Evet öneriler gelmeye başladı.. Geldikçe buraya yeni eklemeler yapacağım:
Yeşim Aytaç: "Ben kızımla pencere önüne karda yem bulamayan kuşlar için bulgur ve buğday koydum ve beraber kuşları bekledik."

Ceren Demirel: "Biz köpüklü banyo keyfi yapıp sonra da yorgan altında tünel oyunu oynadık."
Sevgiler
Cemre Soysal

2 Ocak 2013 Çarşamba

Bu Yük Fazla Geliyor!

Hayatın en zor dengelerinden biri sanırım anne babanın çocuklarından beklentilerinin dengesi. Bu dengeyi oluştururken birçok zorluk ve tehlike sizi bekliyor olabilir.
İşte bunları önceden biraz anlatmak istiyorum bugün..

Ne yapsan yetersizsin!
Bazı anne babalar -özellikle başarıyı fazlasıyla önemseyenler- çocuklarına aslında "başarılıysan varsın" mesajı verirler farkında olmadan. Onların motivasyon aracı olarak kullandıkları "çok iyi puan almalısın, en yükseğe zıplamalısın" gibi sözler çocuğun "bunları yapmazsam annem ve babam tarafından kabul göremem" algısına kapılmasına neden olabilir. Çocuğunuz sınavdan aldığı notu söylediğinde neden biraz daha fazla alamadığına dair sorduğunuz soru çocuğunuzun yaptığına değil yapamadığına odaklandığınızı gösterir.
Kendinizi onun yerine koyun. Harika bir sofra hazırlamışsınız. Beğenilecek birçok yemek var. Ama eşiniz veya çocuğunuz "neden bu sofrada ..... yok" diye soruyor. Boşluğu istediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Bu soru sizin "demek ki yaptıklarım yetersiz" diye düşünmenize neden olacağından zevkle hazırladığınız sofranın sonunun hüsran duygusuna dönüşmesi kuvvetle muhtemeldir.

Borçlusun!
Bir insanı manevi olarak yıpratmayı hedefliyorsanız onun için ne kadar fedakarlık yaptığınızı, onun varlığının/yaptıklarının sizin hayatınızı ne kadar doğrudan etkilediğini sıklıkla tekrarlayabilirsiniz. Onun için nelerden vazgeçtiğinizi, neleri yapmak isteyip de "sırf onun için" yapmadığınızı söylemek çocuğunuzun sizin değerinizi anlamasının değil kendini size karşı borçlu hissetmesinin temelini hazırlar.

Olduğun halinle iyisin!
İşte çocuğunuzun sizden esas duymak istediği.. Onun bulunduğu durumdan, fiziksel görüntüsünden, sosyal şartlarından tatmin olan ve bunlardan zevk almayı becerebilen bir birey olmasını istiyorsanız öncelikle çocuğunuza vermeniz gereken mesaj olduğu haliyle iyi ve sizin için sevilmeye değer olduğudur.

Çocuğunuzun yanlışları ve eksiklerini söylerken sözcüklerinize dikkat etmelisiniz. Onlardan sürekli kendilerini düzeltmelerini istemek taşıyamayacakları yüklerin altına sokmaktır.
Yakaladığınız olumlu davranışlarını övün..
Böylece kendi öz değerlendirmesini yaparken de sadece yapamadıklarına/olumsuzluklara odaklanmamayı öğretmiş olursunuz..

Sevgiler
Cemre Soysal